PANİK ATAK

Panik atak beklenmedik bir anda ve aniden ortaya çıkan, yoğun sıkıntı ve buna eşlik eden bedensel, bilişsel (kognitif) ve duygudurumla ilgili belirtilerin eşlik ettiği bir nöbettir (atak). Ataklar belli sayıda ve sıklıkta olursa panik bozukluk denir.

Ataklar birden başlar ve belirtiler çok hızlı bir şekilde artar. Panik atak geçiren kişiler korkularını çok yoğun olarak tanımlarlar, öleceklermiş gibi, kontrollerini kaybetmiş gibi, delirecekler gibi, kalp krizi ya da inme (felç) geçiriyorlarmış gibi hissederler. Çoğu hasta atak nerede oluyorsa oradan kaçıp kurtulmak ister.

Belirtiler

  • Çarpıntı, kalp hızında artma, kalp hızında artımı hissetme.
  • Soluğun kesilmesi.
  • Nefes darlığı, hava yetmiyormuş gibi hissetme, boğuluyormuş hissi.
  • Terleme, titreme, uyuşma, karıncalanma, sarsılma, üşüme, ürperme, ateş basması.
  • Bulantı, karın ağrısı, karın veya midede kıpırtı hissi.
  • Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma.
  • Benliğinden ayrılmış hissi ya da gerçek dışılık duygusu.
  • Ölüm korkusu.

Panik hastaları yakınmaları nedeniyle psikiyatrist dışı hekimlere (kalp, beyin, sinir hastalıkları uzmanları) ya da acil servislere başvururlar. Hastaya panik atağı olduğu ve başka bir hastalığı olmadığı söylenmesi o an için rahatlatsa da hastalar acil servislere ve psikiyatri dışı hekimleri dolaşmayı ve gereksiz tetkikler yaptırmak için doktorları zorlamayı sürdürürler. Acil servislere göğüs sıkıntısı yakınmaları ile giden hastaların belirgin bir kısmında aslında panik atakları olduğu görülmüştür.

Panik atak kadınlarda erkeklere göre 3 kat fazla görülür. Panik atağın toplumda görülme sıklığı %3’dür. Panik atak genelde erken yaşta başlar.

Panik bozukluğu olan kişilerde sıklıkla depresyonda ortaya çıkar.

Panik bozukluğu olan kişilerin günlük yaşamlarında sorunlar olur. Her an atak gelebileceği korkusuyla dışarı çıkmakta, işe okula, gitmekte zorlukları oluşmaya başlar ve zamanla hayatını her an panik atak gelebileceği korkuna göre düzenlemeye başlar. Bu durum kişinin hem mesleki ve akademik alanında hem de özel hayatında ciddi kayıplar yaşamasına neden olur ve bu durum depresyon gibi bir başka bir psikiyatrik rahatsızlığın eklenmesine ayrıca zemin hazırlayabilir. Kimi hastalar panik bozukluğunu tedavi etmek için alkol alımına başvurabilir ki bu durum hastalığın tedavisini daha da zorlaştırır ve hastanın kayıplarını daha da artırır.

Panik atağın gidişi: Panik atağın 3 değişik gidişatı vardır. Hastaların % 30’u tam iyileşir. Hastaların % 40-50’si oldukça düzelmekle birlikte hastalık belirtileri hafif şekilde sürer. Geriye kalan %20-30’unda ise hastalık belirtileri belirgin bir şekilde devam eder.

Panik atağın nedenleri:

  1. Genetik: Panik bozukluğu olan hastaların 1. derece biyolojik akrabalarında panik bozukluğu geçirme olasılığı 4-7 kat fazladır. Tek yumurta ikizlerinden birinde panik atak varsa diğer ikizinin panik atak olma olasılığı % 24 bulunmuştur.
  2. Yaşam olayları: erken yaşta yaşanan stresli yaşam olayları daha sonra kişiyi panik atağa yatkın kılabilir.

Beyin görüntüleme çalışmalarında beynin bazı bölümlerinde değişiklik bulunmuştur. Tedavi: Panik atağın tedavisinde ilaç tedavisi, bilişsel-davranışçı tedavi, psikodinamik psikoterapi, destekleyici psikoterapi yapılabilir. Sıklıkla tedaviler kombine edilir.

Yayımlayan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir